30 Mayıs 2013 Perşembe

Benimki de kalp, kırılır hani

Gece gece ne kadar yazabilirim bilmiyorum ama duygularımı yansıtmak için mükemmel bir saat. 

Bazen hiç düşünemeyeceğiniz şeyler gelir sizi paramparça eder. Bu bir mesaj olur ya da bir telefon görüşmesi. Benimkiler genelde telefonda olur. O farkında olmaz oysa kırıldığımın. Ama kıran da odur aynı zamanda. Kırılmak da bir yana, bugüne kadar birçok kırgınlığımı örttüm. Peki ya kızdığım zamanlar? Ciddiye alsa ya. Belki her şey daha güzel olur. 

Çok keyifliyimdir mesela sebepsiz bir keyif, alırım telefonu elim onun ismine gider. Kalbim'e gider. Ama aynı zamanda onun bu kadar değiştiğini unutmuştur aklım. Hiç mi yumuşaklık olmaz? Babam gibi o da değişti. Yine değişmesini beklemediğim bir insan. Eski günlerimi ararım. Mutlu olmak isterim. Ama ne fayda? Elde var sıfır. Sadece boş bir umut. Ama hoş bir umut. Aslında onunla ilgili her şey hoştur. Sadece biraz yoruldum. Eski haline dönsün diye yalvarırım. Mutluydum ben o zamanlar. Şu an üzgün sayılmam ama doğru düzgün bişeyler istiyorum. Ah pardon ben artık hiçbir şey istemiyorum. İsteyemem. Çünkü ne zaman istesem uygulanmıyor, dinlenilmiyor. Kim mi? Kalbim. 

Bu gece de böyle oldu. Ne yapalım artık kader. Siz siz olun Kalbinizi bırakmayın. Bilirsiniz ki o sizi çok sever. Sevmesine rağmen de kırar. Ciddiyim sevin birbirinizi. Zor bulunur. Benden ayrılmayın. Size daha çok şey yazıcam. Kalbinize ve kendinize iyi davranın. Sevgiler. 

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Her zaman babanızın küçük prensesi olarak kalmazsınız

Odama doğru giderken gözüm duvardaki fotoğrafa çarptı. Babam ve sırtında taşıdığı ben. Durdum orda ve uzunca bi düşündüm. "Baba neydik ne olduk?" diye geçirdim içimden. İnsanlar değişir doğru ama babalar da değişir mi? Kızlarının onlara her zaman ihtiyaçları vardır, onları çok severler hiçbir şeye değişmezler. 

Benim hayatımda ilk aşık olduğum erkek babamdı. Gerçekten aşıktım ona. O kadar güçlü, kuvvetli bir adam ki beni hayrete düşürüyordu. Hep yanımdaydı. Onu evde 2 gün görmediğimde hasta olduğumu bilirim ben. Ama şimdi ise keşke evden gitse de biraz rahatlasam diyorum. Değişmeseydi belki böyle demezdim belki hala onu görmeyince hastalanırdım. Onu tanıyamıyorum artık. Acaba büyüdüğüm için mi böyle davranıyor? Büyüdüğümü kabullenemiyodur belki ama bunu da görmesi lazım. Evet beni eskisi gibi sırtına alamaz, beni kucağına alıp döndüremez, sevdiğim oyunları oynayamaz benimle ama neden beni prenseslikten çıkardı ki? 

Benim mi suçum var diyorum düşünüyorum da bişey bulamıyorum. Ona saygım sonsuz. Ama sevgimden şüphe ediyorum artık. Onu eskisi kadar çok seviyor muyum diye 2 defa düşünüyorum. Beni o kadar çok kırdı ki. Hiç düşünmezdim bir gün gelipte böyle olacağını. Beni görmezden geliyor. Sanki onun ilk göz ağrısı değilim de başına belayım. 

Her kız babası tarafından sevilmeyi ve arasının iyi olmasını ister. Babasının en küçük bir lafı bile kalbini kırmaya yeterlidir. Öyle değil mi?  Çünkü baba farklıdır. Anne gibi değildir. Annen söylenir sana ama ciddi olmadığını bilirsin o annedir. Ama baba öyle mi ya? O seçerek söyler, ciddidir. Bilir her şeyi. 

Hani derler ya "Baban o senin. İster döver ister sever." diye. Kızını dövemez ama öyle bir kırar ki kız neyi nerden toplayacağını şaşırıyor. O kız benim işte. Bugüne kadar babam benim her istediğimi yaptı evet doğru ama son zamanlarda istediklerimi istemeyerek yaptı. Her neyse. Babama sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Umarım hep yanımda olur. Onu seviyorum. Ne olursa olsun babanızın değerini bilin. Ne abiniz ne de sevgiliniz ona benzemez. O babadır. O kraldır. O her şeydir. Onu bırakmayın. Son nefesine kadar onunla kalın. Ben yapamazsam bile siz yapın. Babanıza ve kendinize iyi bakın. Sevgiler. 

(Bu arada türkçe klavye buldum. Mutluyum) 

28 Mayıs 2013 Salı

Hello world diye yazılır ne işim var bu lanet dünyada diye okunur

Klavyem ingilizce o yuzden turkce karakterlerim yok simdiden bunun icin sizlerden ozur dilerim.  

Hayatin hangi ucundan tutalim? Ya da tutulacak bir yani var mi? Soyle ki; bilene var bilmeyene yok. Sanirim ben bilmeyenler kismina giriyorum :) O zaman cok konusma diyebilirsiniz ama inanin bilen kadar da tecrubem var. Su "Sonsuz dunya" kavrami yok mu beni yiyip bitiriyo. Neyi sonsuz? Olumle bagdastirmiyorum. Insanar hayatlarini biseylere baglayarak yasar ya hani onu diyorum. Bagladiklari sey gittiginde, bittiginde hayatlarini bitiriyorlar. 

Mesela bunu savunmayan bir sevgilim var. Ona gore hayatini hicbir seye baglamamalisin.  Yoksa sonunda uzulen sen olursun. Bi yandan hak versem de bunu coktan gecmis insanlar var. 

Dusunsene bir kiz cocugu ve onun Barbie oyuncagi. Ona dunyalari versen o sana oyuncagini vermez. Basina bir sey gelse hayatini kaybetmiscesine uzulur, aglar.. Iste yetiskin insanlar da boyle. Hayatlarini olur olmadik seylere baglayip yasarlar. Hatta yasama sebebi yapan vardir. Hadi ama biraz kendinize gelin. O da bir gun gidecek veya bitecek. Ya da boyle olmaya devam edin hayat sizin, karar sizin. Benimle kalmaya devam edin. Simdilik bu kadar, kendinize iyi davranin...