8 Haziran 2013 Cumartesi

Mezun oldum ben bugün :)

Tam 4 yılı devirdim ve bugüne de geldim. Her şeye rağmen, iyisiyle kötüsüyle. Hiç unutulmayacak, bir daha  olsa yine yaparım dediğim o kadar çok şey yaşadım ki. Okulu özleyeceğim diyemem. Ama içindekileri, içinde yaşadığım anılarımı çok özleyeceğim. Gerçekten özlenmesi gereken şeyler. 

En önemlisi kardeşlerim. O kadar güzel kardeşler, dostluklar kurdum ki asla arkamda kalmayacaklar. Her zaman yanımda olucaklar ve ben de her zaman onların yanında olucam. Benim için çok değerliler. Diyorum ya kardeşim diye. İlk yılımda olmasa bile sonraki 3 yılımı onlarla geçirdim. Her ağladığımda benimle ağladılar her güldüğümde benimle güldüler. İlk heyecanlarım, ilk aptallıklarım onlarla oldu. Her şeyimizi paylaştık. Birbirimizden bir an bile olsun bişey saklamadık. Gerektiğinde şapşal olduk ama gerektiğinde de dimdik durup birbirimizi koruyup kolladık. İyi ki varlar. 

Zaman ne kadar da çabuk geçti. Daha dün 14 yaşındaydık. Bugünse 18. İnsan farkında değil.Geçen yıl bu yılın hemen geçmesi için dua ederdik. Göz açıp kapayana kadar bitti. Amma hızlıydı. Güldük, ağladık, eğlendik. Her şeyi yaptık .Okulumun bana kazandırdıkları; kardeşlerim, sevgi, güven gibi şeyler. Aslında bir şey daha var ama o bende kalsın. En önemlisi o. Her zaman da öyle kalıcak. 

Neyse müthiş yorgunum ben. Bu gece için herkese teşekkürler. Mezunsanız zaten beni anlıyosunuzdur ama değilseniz umarım hemencecik olursunuz. Kendinize iyi bakın. 


7 Haziran 2013 Cuma

Çocuk sevilmez yani ben sevmem, sevemem

Malesef gördüğünüz doğru. Ben çocuk sevmiyorum. Onlarla 10 dakika bile aynı ortamda kalamıyorum ve her ne hikmetse çocuklar beni çok sever. 

Mesela ben 6 çocuklu bir ailede büyüdüm. Benden önce tam 3 tane abim ve benden sonra 2 tane kardeşim var. Buna rağmen çocukları sevmiyorum. Ki kuzenlerimi saysam sonu gelmez. Anne ve babalar çıldırmış olmalı. O kadar çocuğu ne yapıcaklarsa artık. Her neyse. Ben evin ilk gözbebeğiydim. Ah keşke hala öyle olsaydım. Benden sonra gelen kız kardeşim malesef yerimi kaptı. Fena kıskanırdım onu. Acaba onun yüzünden mi sevmiyorum? Bu soruyu pek çok kez kendime sormuşumdur ama ne fayda cevabı hala ortalıkta yok. 

Ağlayan çocuk denen bişey var. Ne kadar katlanılmaz sesleri var. Mümkün olduğunca ordan uzaklaşıyorum. Bir de el üstünde tutulmazlar mı... Ya bırak ne hali varsa görsün zaten susar. Susmak zorunda. Bu yazıyı okurken büyük ihtimalle senden anne manne olmaz diyeceksiniz. Şimdilik öyle bir niyetim olduğu söylenemez zaten. Ama sevgili çocuklar anneleriniz değerini bilin. Helal yani. Sen onca karnında taşı sonra dünyaya getir ve büyüt. Cidden muhteşem bişey.

Ben kötü bir ablayım. Oturupta 10 yaşındaki kardeşimle hiç muhabbet etmişliğim yoktur. Benden çok korkar. Ama korkunç değilim ki ben :( 
Tamam size söz veriyorum. İyi bir abla olucam bundan sonra. 

İyi bir abla, olursa bir gün iyi bir anne. Sizi seviyorum. Ama sizi çocukları değil. Şimdilik kendinize iyi bakın. Neyse çocuklara da iyi bakın bari...

2 Haziran 2013 Pazar

İyi günde çikolata kötü günde çikolota

Küçük şeylerle kendiniz mutlu edin derler ya, benim mutlu olduğum küçük şey çikolata. Nasıl bir şeydir o öyle? Ne zaman istersen, nerde olursan, nasıl seversen yersin. Ama tabi çikolatayla aramdaki duvar DİYET. Diyet yapan birinin -ki o ben oluyorum- çikolatayı ne kadar özlediğini tahmin bile edemezsiniz. Neyse size bunlardan değil de çikolatadan bahsedicem :) 

Aslında şöyle bir şey var. Çikolata anlatılmaz yaşanır. Ben çikolataya aşığım. Çünkü her anımda yanımda olmayı başaran bir varlık. Düşünün. Çok üzgünsünüz, evdesiniz canınız hiçbir şey yapmak istemiyor. Bu durumda genelde mutfağa gidilip buzdolabı karıştırılır. İçinde en göz alıcı şey de çikolatadır. Eliniz istemsiz ona gider. Yersiniz bir anlık bile olsa size unutturur. (Ha tabi yedikten sonra da pişman olunur. Aman tanrım ne yaptım kilo alıcam!) Ya da çok mutlusunuz. Bunu mutlaka çikolatayla kutlarsınız. Özellikle biz kızlar çikolataya daha düşkünüz. Sebebi ortada zaten ;) 

"Çikolata hem çocuksudur hem de seksidir." 
Ne kadar da doğru bir cümle. Çikolatayla hem çocuk olursun hem de yetişkin bir insan. Çikolataya en çok da sinirliyken ihtiyaç duyarsın. Çünkü onun yumuşaklığı seni de yumuşatır. İster küfür ederek ye ister ağlayarak. Hiç fark etmez. Sonunda yatıştırır seni. Bir de çeşitleri vardır. Sütlü, bitter, fındıklı, fıstıklı, meyveli, kahveli... Say say bitmez. Seni yansıtan çikolata ise bir çeşittir. 

Bitterciysen sert bir yapın vardır. Ama içerde melek gibi bir yüreğin vardır aynı zamanda. Sütlü çikolatacıysan duygusal bir yapın vardır. Tıpkı benim gibi. Kırılgan olursun en çok da. Mmm kahveliyi seviyosan kişiliğine laf yok. Mükemmel bir insansın. Sakın yanlış anlamayın çikolatayı seven herkes mükemmeldir. Bunun gibi daha bir sürü yorum yapılır. 

Benden size bir öneri. Hediye olarak her zaman yanında bir kutu çikolata bulundurun. İnanın diğer hediyeden daha çok mutlu eder. Beni öyle yapar şahsen. 
Kilo konusuna gelince. Kesinlikle umursamayın. Haftada bir defa yediğiniz çikolata size hiçbir şey yapmaz. Spor denen bişey var yani. Çikolata yiyin. Kendize eziyet etmeyin ve mutlu olmayı bilin. Bu kadar yeter. Eğer yazdıklarımı anlamadıysanız gidip bi paket çikolata ye eminim ki daha iyi anlarsınız beni. Kendinize ve çikolatalarınıza iyi bakın.
Çikolatalı günler :)