6 Ağustos 2013 Salı

Mutluluk... Error!

Hayat böyledir işte. Tam mutluluğu yakaladım derken, tadını almaya başlarken mutluluğun, hayat gelir onu birden elinden alır ve sen öylece kalırsın ortada. En küçük şey de bile böyle. Mesela çikolata yerken mutlusundur ya ama bittikten sonra yediğin için üzülürsün kilo alacağım diye. Küçük bir şey de bile böyle oluyosa ya büyük şeyler? 

Çok acımasız aslında. Bence biz alıştık. Kim dayanabilir ki bu hayata? Sen gülersin o ağlatır. Sen sevinirsin o üzer. Buna rağmen vazgeçmezsin. Umut beslersin yüreğinde. Hani "belki" olur. Beklersin, küçük bir çocuğun annesini bekler gibi. Bizler de birer çocuğuz. Küçük şeylerle mutlu olabilen ama bazen biraz bencil olup daha çok isteyen çocuklarız. Sonra yine üzülürüz, ağlarız... 

Bu arada bence yaz çok uzadı. Sizce de öyle değil mi? Mesela Eylül gelse. Yapraklar sararmaya başlasa, dökülüp uçuşsa başının üstünde. Sonra kış gelicek mesela. Kalın giysilerin çıkacak. Sıcak içeceklerle ve slow şarkılarınla tamamlayacaksın sen onu. Yazması bile güzel. Bir an önce kış gelsin. Kış hüzün ayı değildir. Kafanı dinlediğin, hayatın sana verdiği kötü anları unutma ayıdır. 

Konu çok mu dağıldı? Üzgünüm. Benim de kafam çok dağınık. Yazılarım da biraz dağınık olabilir. Olsun. Hala umudum var. Her neyse çok konuştum ben. Sizi seviyorum. Hoşçakalın. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder